İnme (Beyin Krizi)

Beyin krizi; günümüzün en ciddi sağlık sorunlarından biridir. Kanser ve kalp hastalıklarından sonra en sık ölümle sonuçlanan 3. hastalık, beyin krizi diğer bir ismi ile inmedir.

İnme ya da beyin krizi; beyni besleyen atardamarların tıkanması neticesinde, kişinin hareket, his ya da algılama işlevlerinden bazılarının bir anda kaybolması gibi sonuçlara sebep olur. Genel olarak orta yaş ya da ileri yaşlarda görülür.

Beyin Krizi Nedir?

İnsan beyninin belirli ve farklı bölgeleri; hafıza, görme, konuşma, hareket etme ve duyma gibi temel, hayati işlevlerini yerine getirmek üzere çalışır.

Tüm bu işlevlerin sorunsuz bir biçimde çalışması için de beynin atardamarlar ve kan yolu ile oksijen, şeker ile beslenmesi gerekir. Atardamarlardan birinin tıkanması halinde, o damarın beslediği bölgede beyinin fonksiyonları kaybolur.

Bu fonksiyonların kritik seviyede kaybolması neticesinde ise genel olarak felç adı verdiğimiz durum meydana gelir ve beyinde oluşacak hasar, kalıcı hale gelir. Beyin krizi ya da diğer ismi ile inme; oldukça ciddi ve ölümcül bir sağlık sorunu olmasına rağmen; önlenebilir bir yapıdadır.

Dolayısıyla da özellikle ailenizde inme öyküsü mevcutsa doktorunuzun belirlediği aralıklarla kontrollere gitmeniz, şikayet ve belirtilere karşı dikkatli olmanız önemlidir.

Beyin Krizi Belirtileri Nelerdir?

İnme ya da beyin krizi ölümcül bir sağlık sorunu olsa da bazı belirtiler verdiği için önlem alma şansına sahip olduğumuz bir sorundur. Her kişide bu belirtilerin şiddeti ya da formu değişebilse de genel olarak en sık görülen belirtiler:

  • Tek gözde ani görme kaybı
  • Yüz, kol ve bacakta his ve kuvvet kaybı
  • Çift görme
  • Konuşamama, konuşma güçlüğü veya konuşulanları anlayamama
  • Baş dönmesi ve dengesizlik
  • Baş ağrısı
  • Bulantı-kusma

İnme diğer ismi ile beyin krizi her yaş için risk olsa da 40 yaş ve üzerinde olan kişiler için önemli bir risktir. Erkeklerde görülme oranı, kadınlara göre daha sıktır. Bazı durumlar inme için risk faktörlerini arttırır.

  • İnme için Risk Faktörleri Nelerdir?İnme için risk oranını arttıran bazı durumlar söz konusudur. Özellikle ailesinde inme öyküsü olan kişilerin bu risk faktörleri hakkında bilgi sahibi olması oldukça önemli. Bu risk faktörleri:
    • Kontrolsüz hipertansiyon (yüksek tansiyon),
    • Şeker hastalığı (tip1 diyabet, tip 2 diyabet),
    • Damar ve kalp hastalıkları,
    • Sigara kullanımı,
    • Yüksek kolesterol düzeyi,
    • Hareketsiz yaşam tarzı,
    • Karotis arterinde (şah damarı) hastalığı

    İnme öyküsü olmayan ancak risk faktörlerine sahip olan kişilerin birincil koruma tedavisine başlaması oldukça önemlidir. Bu tedavide; tansiyon, kan şekeri ve yağlar kontrol altında tutulmalıdır.

    Düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır. Kalp hastalıkları tedavi edilmelidir, alkol ve sigara kesinlikle kullanılmamalıdır.

 

İnme Tedavisi Nasıl Yapılır?

Öncelikli olarak uzman bir nörolog tarafından hasta muayene edilir. Ardından; bilgisayarlı tomografi (BT), Manyetik Rezonans (MR) gibi görüntüleme yöntemleri ile beyin analiz edilmelidir. Daha sonra elektrokardiyografi (EKG) ile kalp değerlendirmesi de araştırılır. Hastanın durumuna göre tedavi öncesi muayeneler yapılır.

Bu aşamada dikkat edilmesi gereken en önemli unsur; ne kadar erken müdahale edilirse, o kadar az beyin hasarı olacaktır. Belirtiler kendini gösterdikten sonraki ilk 3 saat içinde tedavi başlamalıdır. Eğer hastanın durumu elverişli ise damarlara, damar açıcı tedavi olan trombolitik tedavi yapılabilir.

Bunların dışında bir diğer tedavi de cerrahi/ girişimsel tedavi yöntemleridir. Yapılan değerlendirmeler neticesinde damarda yüzde 70’in üzerinde darlık tespit edilmesi durumunda, darlık kateter yardımıyla damar içine girilerek stent konulması ile veya endarterektomi adı verilen yöntemlerle açılabilir.

25

Meslek Yılı

150

Yetiştirilen Öğrenci Sayısı

6000

Başarılı Operasyon

Araç çubuğuna atla