AVM (Damar Yumağı) Tedavisi

Arteriovenöz Malformasyon (AVM), beyin damarlarının doğuştan hatalı ve anormal gelişimi sonucu ortaya çıkan damar yumağıdır ve oldukça ciddi bir sağlık sorunudur.

Çok fazla anormal beyin damar yumağının bir araya gelmesi neticesinde; anormal yapıdaki damarlar bir yumak şeklini alır. Bu yumağa, yani nidus yapısına; kan taşıyan bir ya da birden fazla besleyici atardamar olması mümkündür.

Yumak şeklinde ifade edilen nidus yapısına ve besleyici damarlar içerisinde yer alan kan akımı, normal bir beyin atardamarından çok daha hızlıdır.

Bunun yanı sıra miktar açısından da oldukça fazladır. Beyin dokusunu besleyen kılcal damarlar içine gitmesi gereken kan, damar yumağından hızlı bir şekilde toplardamar içine transfer olur.

Bundan dolayı da beyin damar yumağı; etrafında bulunan beyin dokusunu beslemek için ulaşan kanı çalmış olur. Bu sebeple de bölge yeterli beslenemez ve bu sebeple de ciddi sorunlar meydana gelir.

Bir beyin AVM’si, çok fazla sayıda ve anormal yapıdaki damarın bir yumak şeklinde bir araya toplanması sonucunda oluşur. Bu yumağa, yani nidus’a, kan taşıyan bir veya birden fazla besleyici atardamar olabilir.

Besleyici damarlar ve yumak (nidus) içindeki kan akımı, normal bir beyin atardamarından çok daha fazla miktarda ve hızlıdır. Beyin dokusunu besleyici kılcal damarlar içine gitmesi gereken kan, damar yumağından hızlıca, direkt toplardamar içine geçiş yapar.

Bu şekilde AVM, çevresindeki beyin dokusunu beslemek için gelen kanı “çalarak”, beynin bu bölgesinin yeterli düzeyde beslenememesine neden olur.

Damar yumağı yani Arteriovenöz malformasyon (AVM); beyin damarlarının doğuştan hatalı ve anormal gelişimi neticesinde ortaya çıkan bir sorundur.

Beyin damar yumağı ya da diğer ismi ile AVM, aşağıdaki bileşenlerden oluşmaktadır:

  • Besleyici Damar: Yumak içerisine kan götüren beyin atardamarı
  • Nidus: Damar yumağının kendisi
  • Boşaltıcı Damar: Yumak içindeki kanın boşalmasını sağlayan toplardamar

AVM – Beyin Damar Yumağı Belirtileri Nelerdir?

Beyin damar yumağı ya da AVM genel olarak bu hastalığa sahip kişilerin yaklaşık olarak %25’inde herhangi bir soruna ve şikayete yol açmaz. Bu hasta grubu; hayatları boyunca beyin damar yumağı yani AVM sorununa sahip olduklarını öğrenemeyebilir.

Genel olarak beyin damar yumağı; farklı bir sebeple yapılan MRG ya da Tomografi tetkikleri neticesinde tesadüfen fark edilir. Geri kalan %75 oranındaki hasta dilimi ise bazı belirtiler ve şikayetler yaşar. Bu belirti ve şikayetlerin yaşanmasına sebep olan iki önemli faktör bulunur. Bunlar:

  • Damar yumağının, beynin kanlanmasını ve beslenmesini bozması
  • AVM içindeki zayıf damarların patlayarak beyin kanaması oluşturması

Beyin damar yumağı yani AVM doğuştan gelen sorunlardır. Ancak buna rağmen, hastaların büyük bir kısmında ilk belirti ve şikayetler, ergenlikte ya da genç erişkin yaşlarda (15-40 yaşları arasında) ortaya çıkar.

Bu hastalarda genel itibari ile ilk şikayet AVM yani damar yumağı patlaması sebebiyle meydana gelen beyin kanamasıdır. AVM yumağını oluşturan damarlar, normal bir atardamara göre çok daha zayıf ve kırılgan bir yapıya sahip olmaktadır. Artmış kan akımı ile beraber kırılgan duvar yapısı, AVM yumağını meydana getiren damarlarda yırtılmaya ve buna bağlı beyin kanamalarına sebep olabilmektedir.

AVM yani beyin damar yumağı sebebiyle beyin kanaması geçiren bir hastada; genel olarak görülen belirtiler:

  • Ani başlayan şiddetli başağrısı
  • Bulantı – kusma
  • Kol ya da bacakta kuvvet kaybı (felç)
  • Konuşmama (afazi) veya konuşma güçlüğü
  • Çevreyle iletişim kuramama
  • Bilinç kaybı

Damar yumakları beyin için gerekli ve hayati olan oksijenle beraber diğer besinleri de taşıyan kanın ilgili alana ulaşmasını engeller. Bu sebeple de beynin kanlanması ve beslenmesi engellenir. Hastaların yaklaşık olarak %35-50 oranında beynin yeterisiz kanlanması söz konusu olmaktadır. Bu hasta gruplarında ise daha farklı belirtiler ortaya çıkar. Bunlar:

  • Epilepsi (Sara) nöbetleri
  • Başağrısı
  • Kol ve/veya bacakta uyuşma
  • Kol ve/ veya bacakta kuvvet kaybı
  • Konuşma bozuklukları
  • Görme bozuklukları

AVM (Damar yumağı) tedavisi nasıl yapılır?

Beyninde AVM tespit edilen bir hastanın tedavi planlaması tamamen o kişiye özel faktörler (hastanın yaşı, kanama öyküsü, AVM’nin oluşturduğu şikayetler, AVM’nin büyüklüğü, AVM’nin yeri, AVM’nin anjiografik bulguları) göz önüne alınarak yapılır.

Öncelikle, hasta epilepsi (sara) nöbetleri geçiriyorsa, ilaç tedavisi ile hastanın nöbetleri kontrol altına alınmaya çalışılır. AVM yumağının yapılacak bir girişimle kapatılması veya çıkarılması kararı, hastaya özel tüm faktörler hesaba katılarak yapılan detaylı bir risk analizi sonucunda alınmalıdır.

Günümüzde, beyin AVM’si olan hastalar, endovasküler tedavi (kapalı cerrahi), açık cerrahi ve radio-cerrahi (Gamma knife) veya bunların kombinasyonu ile tedavi edilmektedir. Hastaların büyük kısmı, bu tedavi yöntemlerinde ikisinin kombinasyonu (endovasküler sonrası açık cerrahi veya radio-cerrahi) gerektirir.

Endovasküler tedavi: Hastanın kafatası açılmadan, damar içinden gerçekleştirilen tedavidir. Bacak atardamarı yoluya damar içine girilip, çok ince ve yumuşak uçlu mikrokateter (plastic tüp) ile damar yumağı içine ulaşılır.

Kanla temas ettiğinde dakikalar içinde katılaşan özel tıkayıcı sıvı ilaç, mikrokakater yoluyla damar yumağı içine injekte edilir. Bu şekilde, AVM yumağını oluşturan damarlar ilaçla doldurularak, AVM kapatılır.

Açık cerrahi: Hastanın kafatasında gerekli büyüklükte bir cerrahi pencere açılır. Bu yolla kafatası içine girilip, AVM’yi (damar yumağını) besyeleyen damarlar izlenerek yumağın kendisine ulaşılır.

Cerrah, yumağı ameliyat mikroskopu ile görerek besleyici damarlarını bağlar, nidus’u (yumağın kendisini) çıkarır. Yumak çıkarıldıktan sonra çevre kılcal damarlardan olabilecek küçük kanamalar kontrol altına alındıktan sonra kafatası kapatılarak operasyon tamamlanır.

Radyo-cerrahi: Bu yöntemde AVM’yi oluşturan damar yumağına yüksek doz radyasyon (ışın) tedavisi uygulanır. Yüksek doz radyasyon, AVM yumağını oluşturan damarlarda, damarların kapanmasıyla sonuçlanacak, bir reaksiyon oluşturur.

Diğer iki yöntemden farklı olarak Radyo-cerrahi sonrasında AVM’nin kapanması hemen olmaz. AVM’nin Radyo-cerrahi sonrası kapanması, aylar ve hatta yılları içinde olur.

Uygun hastalarda tedavi hedefi, AVM’nin total kapatılması veya çıkarılmasıdır. Ancak, total tedavinin çok riskli bulunduğu hastalarda hedefe yönelik tedavi yapılmalıdır.

Bu hasta grubunda temel hedefler, kanama riskini azaltmak ve/veya medikal tedaviyle kontrol altına alınamayan şikayetleri (sık epilepsi nöbetleri gibi) azaltmak olabilir. AVM yumağı içinde anevrizmaların (baloncuk) bulunması, eski kanama hikayesi, AVM’den gelen kanı boşaltan toplardamarlarda darlık olması, AVM’nin kanama riskini artıran faktörlerdir.

Kanama riskini artıran faktörlerin bulunduğu hastaların tedavisi öncelik taşır. Bu hasta grubunda öncelikle kanama riskini düşürmeye yönelik hedef tedaviler öncelikle uygulamalıdır. Örneğin, yumağın anevrizma içeren bölümünü öncelikli olarak embolize etmek, kanama riskini düşürecektir.

AVM (Beyin Damar Yumağı) Cerrahi Olarak Nasıl Tedavi Edilir?

Beyin damar yumağı yani AVM için tedavi yöntemleri cerrahi ve medikal yöntemlerdir. Cerrahi yöntemlerde kapalı cerrahi diğer bir ismi ile endovasküler tedavisi ya da açık cerrahi kullanılabilir.

Bir diğer yöntem ise radyo cerrahi diğer bir ismi ile gamma knife yöntemi kullanılabilir. Bazı hastalarda bu yöntemlerin kombine bir şekilde kullanılması gerekecektir.

Hastaların genel olarak büyük bölümü bu tedavi yöntemlerinde ikisinin kombinasyonu (endovasküler sonrası açık cerrahi veya radio-cerrahi) ile tedavi edilmektedir.

25

Meslek Yılı

150

Yetiştirilen Öğrenci Sayısı

6000

Başarılı Operasyon

Araç çubuğuna atla